Belli bir süre sonra uzun bir ara verilecek olan röportaj yayınlarımızın aslında sonlarına doğru geliyoruz.Bizler sitenin ziyaretinin çoğalması ve sizlerin sahiplenme duygularının kabarması için yaklaşık 1.5 yıldır sürekli yeni fikirler yeni olaylar türetmeye çalıştık.Teşekkür edilmesi gereken o kadar çok dönem geçirdik o kadar çok insanla tanıştık ki buradan hepsini tek tek saymak elbette mümkün değil.Özür dilememiz gereken kırdığımız küstürdüğümüz insanlarda oldu elbet zaman geçtik ten sonra bunun farkına varabiliyoruz.İsimlerini zikretmeden onlardan da özür diliyorum.

Ana Sayfa   
 

Ramazan bayramının kırıntılarının toplandığı son gün herkes yol ve yolculuk telaşındaydı tabi ki bende.O akşam için Aileden ve uğurlamaya gelen akrabalardan helallikler alındıktan sonra  Devrek'e doğru yola çıkılır.Tabi ki dar zamanlar ve yapılması gerekenlerin arasında  Mehmet Bayram'a teklif edilmiş bir röportajımızda vardı.Rotayı terminalden önce İhlas'a doğru çevirdik sağolsun yine iyi bir şekilde ağırladı bizi.Hatiplerlilerin misafirperverliğini göstererek hoş bir röportaj ortamı oluştu ne hakkında konuşacağımızı ve neler soracağımızı henüz bilmiyor… Bir taraftan eşi sürekli bir şeyler ikram etmek diğer taraftan Sevgili Mehmet Bayramın ne anlatsam düşüncesi ben saate bakıyorum otobüs 24:45 te gelecek :)

Derken İlk sorumuz klasik oldu  ama  hayat hikayesini eşi ve çocuklarının yanında soruyoruz ? 

Mehmet Bayram : 1971  Hatipler köyü doğumluyum (Eşi araya giriyor) Huylarını babasından almıştır diyor.Mehmet bayram Devam ediyor.Çocukluğum ve gençliğim hatipler köyünde geçti.Köyü dolu dolu yaşayanlar arasında ve köydeki ticareti ilk benimseyenler arasında kendimi gösterebilirim.İlkokulu Hatipler köyünde bitirdikten sonra Zonguldak’a Recep bayramın yanına elektrik işi üzerine çalışmaya gittim.İlk gurbet deneyimimi böylece edinmiş oldum.Ardından namı değer Mefti ve köyün diğer gençleriyle istanbul’da cam fabrikasında çalışmaya gittik.Orda iki bayram arası çalıştıktan sonra (o zamanlar bayramlar yaz aylarına denk geliyordu)Tekrar köye ırgatlık yapmaya geldik.Ama köy o zamanlar en kalabalık dönemini yaşıyordu hemen hemen sadece Almanyalılar köyün dışındaydı ve yine hemen hemen her evde en az bir büyükbaş hayvan bulunurdu.Askere gidene kadar yaz ayları gelmeden tarla bahçe işleriyle yaz aylarında da o zamanların meşhur mesleği Alaplı ya fındık toplamaya gidiyorduk.Derken askerlik dönemi geldi Askerlikten sonra  tekrar köye gelip köy esnaflığı denen bir olayı başlattım.Çay ocağı derken kahvehane kahvehane derken bakkal tüpçü manav Mehmet oldum.İşleridahada ilerletip kendi mekanımı inşa ettim köydeki en büyük ve tek esnaf oldum.Şuanki birikimimi o günlerdeki ticari girişimime borçluyum dersem abartmış olmam heralde.Bütün köylülerime o günlerdeki bonkörlüğü için teşekkür ederim J 

Köylülerle diyalogum bu günlerdeki manevi birikime dayanır.Derken Her köy genci gibi bizimde evlilik çağımız geldi geçiyor derken düğün dernek evlilik hayatına başladık.Artık köy dar gelmeye ve kardeşler büyümeye başlamıştı köydeki dükkan ve kahvehaneleri kardeşlerime bırakarak Mengene gittim. Orda 2 ay filan çalıştım sonra Devrek ihlastaki müdür köyden beni tanıdığı için devreğe aldı.Durmuş filan beraber başlamıştık hatta durmuş 15 gün dayanabildi.O gün bugündür adım ihlas mehmettir. 

Erdo :  Kime sorsam bu Mehmet de ticaret kafası var derler tabiri caizse cin gibi adam derler senin için.Ama bir o kadarda çok sevildiğinizi söylerler.Ki bu birikimi Köyde edindiğinizi söylediniz Aynı birikim tüm Devrek köylerine de yayıldı Bunu tamamen ihlas'ta çalışmanıza mı borçlusunuz. 

Mehmet Bayram : Olabilir birde bunu verdiğim sözlere ve verdiğim sözlerin ardında durmaya çalışarak ulaştım.İnsanlarda güveni oluşturdum ve zamanla bu güven kalıcı yer edinmemi sağladı.İhlas firmasında benimle beraber çalışma ekibi olup benim kadar işine sarılan benim dönemimden fazla kimse olmadı.Ben önce işimi benimsedim sonra sürekli gezip dolaşıp seyyar bi işimin olmasındansa kalıcı bir işim olsun derdim.Bu yaptığım işte benim zaten kendimi yetiştirdiğim ticari birikimin daha da ileri gitmiş haliydi sonuç olarak kendimi ihlasla özdeşleştirdim. 
 

Erdo : İhlası yani sizi biz hep güler yüzlü hep herkesin suyuna giden ve hiç hayır demeyen bir kişi.Bu yaptığınız iş bu samimiyetinizi art niyete çevrilmesine çok müsait olumlu yönleri kadar olumsuz yönlerini de yaşamıyor musunuz ? 
 

Mehmet Bayram : İllaki öyle insanlarla karşılaşıyorsun ki şirket müşteriyi tanımaz beni tanır 20-30 milyarlık çek olur şirket benden alır müşteriden aldın mı diye sormaz.Bizler müşterinin huyuna giderek zorda olsa tahsilatı yapmak zorundayız.Bunu da mümkün oldukça müşterilerime benimsettim fakat oldukça uzun sürdü.Şuandaki müşterilerim arasında pek fazla art niyetli kişi kalmadı hepsiyle aile bireyleri gibi olduk. 
 

Erdo : Peki zaman zaman sizi işiniz harici organizasyonlarda görüyorum.Şehir dışındaki topluca geziler Şehir içindeki toplu ziyaret edilen alanlarda Organizatör Mehmet Bayram oluyor.Bunlar elbette zamanla edinilen birikimlerin eseri fakat şuan ki yaşamınıza baktığımda mütevazi ve dışarıdan herkesin zannettiği gibi çok kazanan Mehmet bayram olduğunu göremiyorum.Benden mi saklıyosunuz yoksa o organize olan geziler dahil ön planda bulunduğunuz diğer işler sadece hobiden mi ibaret. 
 

Mehmet Bayram : Genelde seyahati seviyoruz ailece tabi bu başarıları hanımıma borçluyum ( Burada hanımı tekrar yanımıza geldi büyük ihtimalle sebebi bu bu açıklamanın) Tabi sevenlerimizi de unutmamak lazım.Bizim bu oraginizasyonlarımız ve ticari gözüken diğer her şeyimiz aslında bizimde içinde bulunmaktan keyif aldığımız şeyleri yaşamak istememizden kaynaklanıyor.Kar amacı güdülmeyen şeyler sizin sormak istediğiniz.Dolayısıyla gördüğünüzden farksız bir Mehmet Bayram değilim oldukça mütevazi yaşamaya devam ediyorum. 
 

Erdo : Peki Bundan sonrasında Mehmet Bayram hayatı akışınamı bırakır yoksa daha büyük oynarmı? 
 

Mehmet Bayram : Yok kesinlikle büyük oynamam bu tempoda emekli olana kadar 10 yıl filan devam ettirebilirsem yeter bana zaten en büyük birikimim ailem ve şuan edindiğim çevrem daha büyük birikimi trilyonlar harcasam elde edemem. 
 

Erdo : Mehmet bayramın bundan sonraki hedefinde anladığımız kadarıyla  sorunsuz huzursuzluk çıkaracak olaylardan uzak durup güzel bir emeklilik yaşamak mı var? 
 

Mehmet Bayram  : Yapabilirsek bir şeyler hayat şartlarına göre tabiî ki illa herkesin bir daire almayı düşünüyoruz.Arabanın borcunu ödemeye devam ediyoruz borç yiğidin kamçısı J Kısacası bundan sonrasında kendi adıma tekrar bir ticari girişimim olmayacak benim için son durak ihlastır. 
 

ERdo :Devrek olmasaydı ihlas mehmeti şuan hangi şehirde bulurduk ? 

Mehmet Bayram :Bilmiyorum da heralde şeftali topluyo olurduk J kardeşlerimin hepsi orada şeftali diyarında. 
 

Erdo :Çevrenizi saymasanız kendiniz şanslı ve şanssız gördüğünüz bir yön varmı ? 
 

Mehmet Bayram : Çevrem harici şanslı gördüğüm bir yön yok,şanssızlık ise piyangonun tutmamasını saymasanız yok. 
 

Erdo : Peki en büyük ikramiye Mehmet bayrama çıksa napardı ? 
 

Hepsini Dağıtırdı 
 

İnanalımmı ?  
 

Evet inanın parayı hiç sevmem para bana misafir gibi hele bayat para hiç yaramaz taze para olmalı yani günlük gelip gitmeli alın teri kısacası. :)

Erdo : hatipler.com artık köylümüzün aslında daha çok gençlerimizin hayatında yer edindi diyebiliriz.Sizde zaman zaman hatipler.com un organizasyonlarında gizli kahramanlar arasında bulundunuz.Bu konuda söylemek istediğiniz bir şeyler varmı ? 
 

MEhmet Bayram :Bu site kurulmadan önce bu şekil bir organizasyon ben kendi adıma düşünüyordum bunu düşünen kardeşlerime benden önce böyle bir platformda davrandıkları için teşekkür ediyorum.Yoksaki benim düşüncem sadece düşünce olarak kalmaya devam edecekti.Ayrıca klavyem iyi olmadıgı için pek fazla aranıza katılamıyorum ama sizi sürekli takip ediyorum.İlkokulu bile tavukla bitiren adam var karşınızda. 
 

Erdo :  Herkese sorduğumuz klasik sorulardan biriydi hayat sizden neler aldı neler verdi diye ama böyle bir konuşmadan sonra maalesef bu soruyu es geçmek zorunda kaldık.Fakat en büyük pişmanlık neydi sizin için yani en büyük keşkeniz ? 
 

Mehmet Bayram : Sadece 1987 yılında öküzün dalını satsaydık ocağa gircektik fakat maddi imkansızlıklar yüzünden buralarda şuan sadece ihlas Mehmet olarak anılıyoruz. 
 

Erdo : Ama biz babanızın en az 2 öküzü en azda 2 ineği olduğunu biliyoruz o yıllarda sizin içinmi feda edemedi ? 
 

Mehmet Bayram: Yok , sen yanlış hatırlıyorsun o sarı öküz Rıfat amcamındı o zamanlar ırgatlık oldukça ön plandaydı öküz ise şuan ki arabadan daha değerliydi biz hayvanları koştuğumuz için öküzlerden birini feda edemedik. 
 

Erdo :Şuan ki köy ortamını görüyorsunuz gençler daha bi başka siz gittikçe orta yaşın üstü olmak üzeresiniz.Köylülerimize  İhlas Mehmet olarak buradan söylemek istediğiniz bir şey varmı ? 
 

MEhmet Bayram : Öncelikle geçtiğimiz mübarek ramazan bayramınızı kutluyorum.Camimiz için toplanan para yardımında katkısı bulunan 3-5 hiç önemli değil herkese teşekkür ediyorum.Birde camimizin en büyük eksikliği halısı bunun içinde bütün arkadaşlardan destek bekliyoruz.Buna dairde sitemizde bir bölüm açılsa fena olmaz.Mesela ben Devrek olarak kendi çevremden buna katkıda bulunabilirim.Bunu diğer yerlerde yaşayan arkadaşlarımızla organize edelim.Mesela Nihat arkaşımızla görüştüm dirginedeki,oda ordan katılabileceğini söyledi.Bu konuda arkadaşlarımızdan bana ulaşmalarını bekliyorum.yada sizden öncülük ve organize edici tavır almanızı. 
 

Bizde bu konuda bir şeyler yapmamız gerekiyorsa yapacabilecek konumda olduğumuzu söylüyoruz ve ev ortamında misafir konumda ve yine kısıtlı bir zamanda yapılan röportaj olduğu için yavaş yavaş son sorularımıza geliyoruz. 
 

Benim hatırladığım kadarıyla köy yaşamımıza dönelim yine o zamanların çok meşhur şarkısı komşu kızı vardı ben bu şarkıyı ve karışık kaset doldurma olayını sizde gördüm ilk.O dönemlerle alakalı bizimle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı ? 
 

Biz zaten ergin filan hep beraber bir gruptuk hepimizin kendimize öz şarkı ve şifreleri vardı.Köyün en çılgın gençleriydik anı olarak ise komşu kızından da anlaşılacağı gibi.Eşim her sabah arkadaşlarıyla dikiş kursuna geçrken bizim çalıştığımız inşaatın önünden geçerdi.Ben bir sabah onun geçtiği saatte bir gül hazırlamıştım o gülü önüne attığımda tam o alıyorken Fatma Bayram (Kabak) onu gördü öyle bi kahkaha attı ki  eşim utanıp kaçtı.Bense o gülü 1 saat sonra kimseye gözükmeden almak zorunda kaldım.Anlatıyorum çünkü o zamanın aşkları öyle yaşanırdı.Şimdikiler gibi cep telefonlarımız ev telefonlarımız karşılıklı çıkmalar buluşmalar olmazdı.Camdan cama bakışmalar balkon önünde çamaşır asmalar balkonu süpürmeler,perdeyi temizlemeler meşhurdu.Belki de o zamanın aşkları bu yüzden daha çekici idi.Ve o yüzden hala film konuları olmaya devam ediyor. 
 

Erdo : hiç unutmadığınız ve her hatırlayışınızda sizi güldüren bir anınız yada muzurluğunuz varmı.Çünkü ben Mehmet bayramı hep birilerine şaka yaparken hatırlarım.Yada her eşek şakasında Mehmet bayramın imzası aranırdı? 
 

Mehmet Bayram :Bir gün gece yarısı iddiaya giriyoruz.O zamanın ağla tutmak için sandal lazım köyün korucuları olduğundan alamıyorduk meftiyle iddaya girdik garakayadan getirmesine.O zamanlar malborayı bulmak imkansızdı bi malborasına girdik.Gorucular elekçiyle hışır genel kurmay başkanı gibiydi.Tabi meftide her zamanki gibi cesaret ile hemen kabul etti ve bi iki saat sonra sandalı getirdi hangi yollardan geçti getirirken bilmem ama zaten sandal bana lazım olduğu için aslında çokta işime geldi J bu ve buna benzer bissürü var aslında hergün bir şey vardımeftiyi kahvede kilitli bırakmalarım.Sefer kösenin sırtında beni grandan kahvenin önüne kadar getirmesi.Şevket bayramın bacasından kartopu atıp Nazif bayramın bizi bıçakla kovalamaları.Bayram Bayramın sopalarından kaçışım. 
 
ERdo :Aslında Mehmet Bayram verilebilecek tüm mesajlarını verdi söylemek istediklerinide söyledi eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı ?  
 

Mehmet Bayram :Sitenin gelişmesinde eğer üzerimizde bir görev düşecekse her zamanki gibi varız.Birde biz özümüzü kaybetmeden aynı Mehmet kalmaya çalıştık demem o ki internet hayatımızı kolaylaştırdığı gibi kullanım şekline göre yozlaştırıyorda.Bizler kullanırken dünümüzü unutmadan geldiğimiz yerin gideceğimiz yer olduğunu unutmadan mümkün oldukça özümüze sadık kalarak yaşayalım.Tüm eş dost köylü ve hemşerilerimi selamlıyorum.

 

 

Hatipler.Com  : Röportajlarımız Devam Edecek iletişim için syanik@hatipler.com veya d_e_ciloglu@hotmail.com mail adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

Ana Sayfaya Dönmek için Tıklayın

 Röportaj Ana Sayfası


www.hatipler.com

www.

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

www.

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

www.

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

www.

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

 

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

www.

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

 

www.

h

a

t

p

l

e

r

.

c

o

m

www.

 

 

 


 

www.hatipler.com


 

www.hatipler.com


 

www.hatipler.com


www.hatipler.com